adjective

barefaced

arsız, utanmaz, apaçık

That was a barefaced lie.

Bu apaçık bir yalandı.

He is a barefaced liar.

O, utanmaz bir yalancı.

((bir)) barefaced + isim (yalan, yalancı, vb.) utanmaz, arsız Bu, utanmaz bir yalandı.

Eş anlamlılar: shameless, brazen, blatant; Zıt anlamlılar: discreet, subtle

'bare' (çıplak) + 'faced' (yüzlü). Kelimenin tam anlamıyla, örtülmemiş veya maskelenmemiş bir yüze sahip olmak anlamına gelir, bu da utanç dahil hiçbir şeyin gizlenmediğini ima eder.

'Çıplak bir yüzle' yalan söyleyen birini hayal edin - aldatmacasını veya utancını gizlemeye bile çalışmıyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.