adjective

bootleg

kaçak, korsan, yasa dışı

He bought a bootleg copy of the movie.

Filmin korsan bir kopyasını satın aldı.

They sold bootleg liquor during Prohibition.

İçki Yasağı sırasında kaçak içki sattılar.

((bootleg + isim)) kaçak, korsan He bought a bootleg copy of the movie.

Eş anlamlılar: illegal (yasa dışı), pirated (korsan); Zıt anlamlılar: legal (yasal), official (resmi)

Bu terim, yasa dışı içki şişelerini çizmenin bacak kısmında (boot leg) saklama uygulamasından kaynaklanmaktadır.

Birinin çizmesinin içinde bir şişe sakladığını hayal edin. Bu görüntü, yasa dışı veya izinsiz mal anlamına doğrudan bağlanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.