noun

breach

ihlal, gedik, uymama, bozma

This was a serious breach of security.

Bu ciddi bir güvenlik ihlaliydi.

They sued the company for breach of contract.

Sözleşmeyi ihlal ettiği için şirkete dava açtılar.

Water poured through the breach in the dam.

Barajdaki gedikten su boşaldı.

a breach of ((sth.)) ((bir şeyin)) ihlali This is a breach of the agreement.

in breach of ((sth.)) ((bir şeye)) aykırı olarak The company was in breach of contract.

Eş anlamlılar: violation, infraction, gap; Zıt anlamlılar: observance, compliance

Eski İngilizce'deki 'brecan' (kırmak) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir kuralda, sözde veya duvarda bir 'kırılma' anlamına gelir.

Dalgaların bir kumsalı (beach) 'yarıp geçtiğini' (breach) ve savunmayı aştığını düşünün. Kelimeler benzer seslere sahiptir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.