preposition

for

için, -dır/-dir, karşılığında, yönünde

This gift is for you.

Bu hediye senin için.

I waited for an hour.

Bir saat bekledim.

He left for the airport.

Havaalanına gitmek için yola çıktı.

I'm happy for you.

Senin adına sevindim.

for ((sb./sth.)) (biri/bir şey) için This is a book for children.

for ((a period of time)) (bir süre) boyunca We talked for two hours.

for ((a place)) (-e doğru) She left for New York.

for ((a reason)) (bir nedenle) He is famous for his novels.

Eş anlamlılar: to, because of, during

Eski İngilizce'de 'önce, önünde, yerine' anlamına gelen 'fore' kelimesinden gelir. Amaç veya neden belirtme temel anlamına sahiptir.

'for' kelimesini bir şeye işaret eden bir kelime olarak düşünün: bir amaç, bir kişi, bir yer veya bir zaman dilimi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.