verb

mind

aldırmak, umursamak, bakmak, dikkat etmek

I don't mind the cold weather.

Soğuk havayı umursamıyorum.

Would you mind closing the door?

Kapıyı kapatmanızın bir sakıncası var mı?

Please mind your head on the low ceiling.

Lütfen alçak tavana başınıza dikkat edin.

My neighbor is minding my dog for the weekend.

Komşum hafta sonu köpeğime bakıyor.

((bir şeyi)) umursamamak (bir şeyden) rahatsız olmamak I don't mind the noise.

((bir şey yapmanın)) sakıncası var mı? kibar bir rica Would you mind opening the window?

((bir şeye)) dikkat etmek (bir şeye) karşı dikkatli olmak Mind the step!

((birine/bir şeye)) bakmak (birine/bir şeye) göz kulak olmak Can you mind the children for an hour?

Eş anlamlılar: care (önemsemek), object to (itiraz etmek), look after (bakmak), pay attention to (dikkat etmek)

Eski İngilizce'de 'hafıza, düşünce' anlamına gelen 'gemynd' kelimesinden türemiştir. Fiil, 'akılda tutmak' anlamından gelişmiştir.

Bir şeyi 'mind' ettiğinizde (önemsediğinizde), dikkatli olmak veya ona bakmak için onu 'mind'ınızda (zihninizde) tutarsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.