adjective

onboard

gemide, uçakta, ekipte

Welcome! We're happy to have you onboard.

Hoş geldin! Seni aramızda görmekten mutluluk duyarız.

All passengers are now onboard the aircraft.

Tüm yolcular şu anda uçaktadır.

The ship has a doctor onboard.

Gemide bir doktor var.

((onboard olmak)) bir araçta olmak Otobüsteki herkes tamam mı?

((birini ekipte bulundurmak)) birini ekibin bir parçası olarak görmek Seni aramızda görmekten heyecan duyuyoruz.

((birini ekibe katmak)) birini bir ekibe almak Ekibe yeni bir tasarımcı katmamız gerekiyor.

Eş anlamlılar: aboard; Zıt anlamlılar: ashore (karada), offboard

'on' (üzerinde) edatı ve 'board' (tahta, sonra gemi güvertesi) isminin birleşimidir.

Mürettebata katılmak için bir geminin 'board' (güvertesi) 'on' (üzerine) adım attığınızı hayal edin. Bu hem gerçek anlamda hem de mecazi olarak bir ekibe katılmak için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.