noun

order

sipariş, emir, sıra, düzen

I'd like to place an order for a book.

Bir kitap siparişi vermek istiyorum.

The books are in alphabetical order.

Kitaplar alfabetik sıradadır.

The soldier followed the order.

Asker emri takip etti.

The judge ordered him to pay a fine.

Hâkim ona para cezası ödemesini emretti.

((bir şey için sipariş)) bir şey için talep Yeni bir telefon siparişi verdim.

((sırayla/düzgün)) doğru şekilde düzenlenmiş Lütfen sıraya girin.

((bir şey sipariş etmek)) bir şey istemek Bir kahve sipariş edebilir miyim?

((birine bir şey yapmasını emretmek)) birine bir şey yapmasını emretmek General askerlere geri çekilmelerini emretti.

Eş anlamlılar: emir (command), sipariş (request), sıra (sequence), düzenleme (arrangement)

Latince 'sıra, dizi, rütbe' anlamına gelen 'ordo' kelimesinden gelir. Sıraya dizilmiş şeyleri düşünün.

Yemek 'order' etmek (sipariş), eşyaları 'order'a sokmak (sıra/düzen) ve bir 'order'a uymak (emir) gibi çoklu anlamlarını hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.