Verb

lassen

bırakmak, izin vermek, yaptırmak

Lasst uns eine Pause machen.

Hadi bir mola verelim.

Er lässt sein Auto waschen.

Arabasını yıkatıyor.

Ich lasse meine Tasche hier.

Çantamı burada bırakıyorum.

Lass mich in Ruhe!

Beni rahat bırak!

((et4)) ((-Dİrt-)) bir şeyi yaptırmak Er lässt sein Auto waschen.

((et4)) ((bir yerde)) bir şeyi bir yerde bırakmak Ich lasse meine Tasche hier.

((j-n)) ((mastar)) birinin bir şey yapmasına izin vermek Lass mich das erklären.

Eş anlamlılar: erlauben (izin vermek), ermöglichen (olanak tanımak); Zıt anlamlılar: verbieten (yasaklamak), hindern (engellemek)

Eski Yüksek Almanca 'lāzzan' kelimesinden gelir ve İngilizce 'let' kelimesiyle ilişkilidir.

İngilizce'deki 'let' (izin vermek) ve 'leave' (bırakmak) kelimelerini düşünün. Hem ettirgen ('bir şey yaptırmak') hem de izin ('birinin yapmasına izin vermek') anlamlarını kapsar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.