Adjektiv

liebgewonnene

sevgili, değerli, alışılmış

Er verließ seine liebgewonnene Heimat.

Sevgili vatanını terk etti.

Das ist eine liebgewonnene Tradition.

Bu, sevilen bir gelenektir.

((sevilen bir)) ((isim)) Das ist eine liebgewonnene Tradition.

Eş anlamlılar: lieb, teuer, geschätzt; Zıt anlamlılar: verhasst (nefret edilen)

'lieb' (sevgili) ve 'gewinnen' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'gewonnen' (kazanılmış) kelimelerinden gelir. Zamanla sevilen, 'kazanılan' bir şey anlamına gelir.

Zamanla sevginizi 'kazanmış', bu yüzden değerli hale gelmiş bir alışkanlık veya yer düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.