Verb

rauschen

hışırdamak, uğuldamak, gürlemek, cızırdamak

Die Blätter rauschen im Wind.

Yapraklar rüzgarda hışır hışır ediyor.

Das Meer rauscht laut.

Deniz gürültülü bir şekilde uğulduyor.

Das Radio rauscht nur noch.

Radyo artık sadece cızırdıyor.

Das Blut rauscht ihm in den Ohren.

Kan kulaklarında uğulduyor.

((bir şey)) hışırdar/uğuldar. Yapraklar rüzgarda rauschen (hışır hışır ediyor).

Eş anlamlılar: brausen (uğuldamak), sausen (vızıldamak), murmeln (mırıldanmak)

Eski Yüksek Almanca'da bir sesi taklit eden onomatopoetik bir kelime olan 'rūscen'den gelir.

'rauschen' kelimesinin sesi, akan suyun veya rüzgarın 'rushing' (hızla akma) sesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.