Adjektiv

unzufrieden

memnuniyetsiz, tatmin olmamış, hoşnutsuz

Er ist mit seiner Arbeit unzufrieden.

İşinden memnun değil.

Warum siehst du so unzufrieden aus?

Neden bu kadar memnuniyetsiz görünüyorsun?

Viele Bürger sind mit der Regierung unzufrieden.

Birçok vatandaş hükümetten memnun değil.

bir şeyden ((memnuniyetsiz)) olmak (mit+3) Sonuçtan memnuniyetsiz. Er ist mit dem Ergebnis unzufrieden.

bir şey hakkında ((memnuniyetsiz)) olmak (über+4) Yüksek sesli müzikten memnuniyetsiz. Sie ist unzufrieden über die laute Musik.

Eş anlamlılar: hoşnutsuz, tatminsiz; Zıt anlamlılar: zufrieden (memnun), glücklich (mutlu)

un- (olumsuzluk) öneki + zufrieden (memnun) sıfatından oluşur. Kelimenin tam anlamı 'memnun olmayan'dır.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'un-' (değil) + 'zufrieden' (memnun). 'Zufrieden' kelimesi 'zu' (doğru) ve 'Frieden' (barış) kelimelerinden gelir, yani bir şeyle 'barışık olmamak' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.