Verb

an|stehen

sırada beklemek, kuyruğa girmek, yapılacak olmak

Wir müssen an der Kasse anstehen.

Kasada sırada beklemeliyiz.

Welche Aufgaben stehen heute an?

Bugün hangi görevler yapılacak?

anstehen ((için)) sırada beklemek İnsanlar konser biletleri için sırada bekliyor.

anstehen (yapılacak olmak) gündemde olmak Önemli bir toplantı yapılacak.

Eş anlamlılar: warten (beklemek), Schlange stehen (sırada durmak); Zıt anlamlılar: öne geçmek

'an' (yanında) ve 'stehen' (durmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı, bir kasanın yanında 'durmak' gibidir.

Bir sıranın sonunda 'durduğunuzu' (`anstehen`) hayal edin. 'Yapılacak olmak' anlamı için, yapılacaklar listenizde bir görevin 'durduğunu' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.