Verb

auf|hellen

aydınlatmak, açmak (renk), neşelendirmek

Die Sonne hellt den Raum auf.

Güneş odayı aydınlatıyor.

Ihre Laune hellte sich auf.

Onun morali düzeldi.

Der Himmel hellt sich auf.

Gökyüzü açılıyor.

((et4)) aufhellen (bir şeyi) aydınlatmak Bir gülümseme yüzü aydınlatır.

sich aufhellen açılmak (hava), neşelenmek (moral) Hava açılıyor.

Eş anlamlılar: erhellen, aufklären; Zıt anlamlılar: verdunkeln, karartmak

'auf-' (yukarı, açık) ön eki ve 'hell' (parlak, aydınlık) kelimesinden türeyen 'hellen' fiilinden oluşur.

Bulutların 'açılması' ('auf') ve gökyüzünün 'parlak' ('hell') hale gelmesi gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.