Adjektiv

aufgespürt

izi bulunmuş, tespit edilmiş, yeri saptanmış

Der aufgespürte Fehler wurde schnell behoben.

Tespit edilen hata çabucak düzeltildi.

Die aufgespürte Person war ein vermisster Wanderer.

İzi bulunan kişi kayıp bir yürüyüşçüydü.

((Sıfat)) + ((İsim)) isimden önce sıfat olarak kullanılır Aufgespürte hata düzeltildi.

Eş anlamlılar: entdeckt (keşfedilmiş), gefunden (bulunmuş); Zıt anlamlılar: verloren (kayıp), versteckt (saklı)

`auf-` (üzerine) ön eki ve `spüren` (hissetmek, iz sürmek) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyin 'üzerindeki izi hissetmek' demektir.

Bir izci köpeğinin (`Spürhund`) bir izin (`Spur`) üzerine (`auf`) gelip birini bulduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.