Verb

aus|lassen

atlamak, hariç tutmak, dökmek (içini), eritmek

Ich lasse heute das Frühstück aus.

Bugün kahvaltıyı atlıyorum.

Er hat seinen ganzen Frust an mir ausgelassen.

Tüm hüsranını benden çıkardı.

Sie lässt das Fett in der Pfanne aus.

Tavada yağı eritiyor.

((bir şeyi)) auslassen bir şeyi atlamak Tatlıyı atlıyorum.

((öfkesini/hüsranını)) ((birinden)) auslassen öfkesini/hüsranını birinden çıkarmak Hüsranını ondan çıkardı.

Eş anlamlılar: überspringen, weglassen; Zıt anlamlılar: hinzufügen, einbeziehen

'aus-' (dışarı) + 'lassen' (bırakmak) önekinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı bırakmak' demektir; bir kelimeyi atlamak, öfkeyi dışa vurmak veya yağı eritmek gibi anlamlara gelir.

Bir detayı hikayeden 'dışarıda bırakmayı' (atlamayı) veya buharı 'dışarı bırakmayı' (öfkeyi boşaltmayı) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.