nötigen
Çeviri
zorlamak, mecbur etmek
Örnekler
Er nötigte mich zu einer schnellen Entscheidung.
Beni hızlı bir karar vermeye zorladı.
Man kann niemanden zur Liebe nötigen.
Kimseyi sevmeye zorlayamazsın.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) ((zu+3)) birini bir şeye zorlamak Er nötigte sie zur Aussage.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: zwingen, drängen; Zıt anlamlılar: überreden (ikna etmek), erlauben (izin vermek)
Etimoloji
'Not' (ihtiyaç, zorunluluk, sıkıntı) kelimesinden gelir. Birini bir şey yapmaya zorlandığı bir 'Not' durumuna sokmak anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bunu 'Not' (ihtiyaç/acil durum) ile ilişkilendirin. Birini 'nötigen' yaptığınızda, onun için bir 'Not' yaratır ve onu harekete geçmeye zorlarsınız.