benachteiligen
Çeviri
mağdur etmek, dezavantajlı duruma düşürmek, ayrımcılık yapmak
Örnekler
Er fühlte sich vom Lehrer benachteiligt.
Öğretmen tarafından mağdur edildiğini hissetti.
Das neue Gesetz benachteiligt kleine Unternehmen.
Yeni yasa küçük işletmeleri mağdur ediyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) birini mağdur etmek Hiç kimse kökeni nedeniyle mağdur edilemez.
((j-n)) ((gegenüber+3)) birini birine göre mağdur etmek Patron, onu meslektaşlarına göre mağdur ediyor.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: diskriminieren (ayrımcılık yapmak); Zıt anlamlılar: bevorzugen (tercih etmek), bevorteilen (avantaj sağlamak)
Etimoloji
'be-' öneki + 'Nachteil' (dezavantaj). Kelimenin tam anlamıyla 'birine dezavantaj yüklemek'.
Hafıza İpuçları
Birine bir 'Nachteil' (dezavantaj) verdiğinizi düşünün. Zıttı, 'Vorteil' (avantaj) kelimesinden gelen 'bevorteilen'dir.