Verb

berappen

ödemek, sökülmek, bayılmak

Er musste die ganze Rechnung berappen.

Bütün hesabı o ödemek zorunda kaldı.

Wer soll das denn berappen?

Bunu kim ödeyecekmiş?

((bir şeyi)) ödemek ((et4)) berappen Yüksek bir ceza ödemek zorunda kaldı. Er musste eine hohe Strafe berappen.

Eş anlamlılar: bezahlen (ödemek), blechen (arg.), löhnen (arg.)

'be-' öneki + 'Rappen' (eski bir madeni para türü). Kelimenin tam anlamıyla 'Rappen ile ödemek'.

Ödeme yapmak için madeni paralarınızla ('Rappen') masaya 'vurmanız' ('rap' yapmak) gerektiğini hayal edin. Konuşma dilinde, biraz isteksizce ödeme yapma hissi verir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.