Verb

verlangen

talep etmek, istemek, gerektirmek, özlemek

Er verlangt eine Entschuldigung.

Bir özür talep ediyor.

Diese Arbeit verlangt viel Geduld.

Bu iş çok sabır gerektirir.

Sie verlangt nach ihrem Vater.

Babasını özlüyor.

((birinden)) ((bir şeyi)) talep etmek Benden para talep ediyor. Er verlangt Geld von mir.

((birini/bir şeyi)) özlemek/istemek Çocuk annesini istiyor. Das Kind verlangt nach seiner Mutter.

Eş anlamlılar: fordern, benötigen; Zıt anlamlılar: geben, anbieten

'ver-' öneki ve 'langen' (ulaşmak, uzun olmak) kelimesinden gelir. Bir şeye güçlü bir şekilde uzanma, isteme anlamı taşır.

Bir şeyi 'çok uzun' (ver-lang) süredir istediğinizi ve artık talep ettiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.