Verb

erahnen

sezmek, tahmin etmek, içine doğmak

Ich konnte nur erahnen, was sie dachte.

Onun ne düşündüğünü sadece tahmin edebiliyordum.

Sie erahnte die Gefahr.

Tehlikeyi sezdi.

((bir şeyi)) sezmek/tahmin etmek ((bir şeyi)) sezmek/tahmin etmek Tehlikeyi sezdi.

((... olduğunu)) sezmek/tahmin etmek ((... olduğunu)) sezmek/tahmin etmek Bir şeylerin yanlış olduğunu sezdim.

Eş anlamlılar: vermuten (sanmak), spüren (hissetmek), voraussehen (öngörmek)

'er-' öneki (başarıyı belirtir) + 'ahnen' (sezmek). Yani, bir sezgiye başarıyla ulaşmak.

'er-' öneki 'ahnen' fiilini güçlendirir. Sadece şüphelenmek değil, gerçeğin bir parçasını yakalamayı başarmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.