Verb

erbeuten

ele geçirmek, yağmalamak, ganimet olarak almak

Die Piraten erbeuteten viel Gold.

Korsanlar çok altın ele geçirdi.

Der Löwe erbeutete ein Zebra.

Aslan bir zebra avladı.

((bir şeyi)) ele geçirmek/yağmalamak ((bir şeyi)) ele geçirmek/yağmalamak Hırsızlar mücevher ele geçirdi.

((birinden/bir şeyden)) ((bir şeyi)) ele geçirmek ((birinden/bir şeyden)) ((bir şeyi)) ele geçirmek Silahları muhafızlardan ele geçirdiler.

Eş anlamlılar: rauben (soymak), plündern (yağmalamak), fangen (yakalamak)

'er-' öneki (başarı) + 'Beute' (ganimet, av). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyi ganimet/av yapmak' demektir.

Bir korsanın 'Er hat die Beute!' (Ganimet onda!) diye bağırdığını düşünün. 'erbeuten' fiili, o 'Beute'yi elde etme eylemidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.