Verb

fest|setzen

belirlemek, saptamak, tutuklamak, yerleşmek

Die Firma hat den Preis festgesetzt.

Şirket fiyatı belirledi.

Die Polizei setzte den Verdächtigen fest.

Polis şüpheliyi tutukladı.

Der Gedanke hat sich in meinem Kopf festgesetzt.

Bu düşünce kafama takıldı.

((et4)) ((festsetzen)) belirlemek, saptamak (bir şeyi) Şirket fiyatı belirledi.

((j-n)) ((festsetzen)) tutuklamak (birini) Polis şüpheliyi tutukladı.

sichAkk ((festsetzen)) yerleşmek, takılmak Bu düşünce kafama takıldı.

Eş anlamlılar: bestimmen, festlegen, verhaften; Zıt anlamlılar: freilassen, aufheben

'fest' (sabit, sağlam) ve 'setzen' (koymak, yerleştirmek) kelimelerinden oluşur. 'Sağlamca yerleştirmek' anlamına gelir.

Bir fiyatı veya kuralı 'sağlam bir şekilde belirlediğinizi' veya birini 'sağlam bir şekilde yakaladığınızı' (tutukladığınızı) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.