Verb

fest|legen

belirlemek, saptamak, kararlaştırmak

Wir müssen einen Termin festlegen.

Bir tarih belirlemeliyiz.

Das Gesetz legt die Regeln fest.

Yasa kuralları belirler.

Er möchte sich noch nicht festlegen.

Henüz karar vermek istemiyor.

((et4)) festlegen bir şeyi belirlemek Bir tarih festlegen yapmalıyız.

sich ((auf+4)) festlegen bir şeye karar vermek Bu plana festlegen yapıyor.

sich festlegen karar vermek O festlegen yapmak istemiyor.

bestimmen (belirlemek), entscheiden (karar vermek), definieren (tanımlamak)

'fest' (sabit) ve 'legen' (koymak) kelimelerinden oluşur. Tam anlamıyla 'sağlam bir şekilde koymak'.

Bir planı 'sağlam' (fest) bir şekilde masaya 'koyduğunuzu' (legen) hayal edin, artık değiştirilemez.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.