gewachsen
Çeviri
büyümüş, yetişmiş, üstesinden gelebilen
Örnekler
Das ist ein natürlich gewachsener Wald.
Bu, doğal olarak büyümüş bir orman.
Er ist der neuen Aufgabe gewachsen.
O, yeni görevin üstesinden gelebilir.
Dilbilgisi Kalıpları
((Sıfat)) + ((İsim)) bir ismi tanımlar. ein schnell gewachsener Baum
((et3)) gewachsen sein bir şeyin üstesinden gelmek. Sie ist der Herausforderung gewachsen.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: (yetenekli) fähig, imstande; Zıt anlamlı: (yeteneksiz) überfordert (bunaltılmış)
Etimoloji
'wachsen' (büyümek) fiilinin geçmiş zaman ortacı.
Hafıza İpuçları
Mecazi anlamı için, bir zorluğun içine 'büyüdüğünüzü' düşünün. Yeterince 'büyüdüyseniz', göreve 'gewachsen' (hazır) olursunuz.