Adjektiv

sprachlos

dili tutulmuş, söyleyecek söz bulamayan, sessiz

Ich war sprachlos vor Überraschung.

Şaşkınlıktan dilim tutuldu.

Seine Antwort machte mich sprachlos.

Onun cevabı beni suskun bıraktı.

((olmak)) ((vor+3)) bir şeyden dili tutulmak Sie war sprachlos vor Freude.

((birini)) ((yapmak)) birinin dilini tutmak Die Nachricht machte ihn sprachlos.

Eşanlamlılar: stumm, wortlos, fassungslos; Zıtanlamlılar: gesprächig

'Sprache' (konuşma) + '-los' ('-siz' anlamına gelen ek). Kelimenin tam anlamıyla 'konuşmasız'.

Bu kelime İngilizce 'speechless' kelimesinin birebir karşılığıdır. 'Sprache' = speech, '-los' = -less.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.