Verb

an|kommen

varmak, bağlı olmak, beğenilmek, önemli olmak

Der Zug kommt um 10 Uhr an.

Tren saat 10'da varıyor.

Es kommt auf das Wetter an.

Bu havaya bağlı.

Das neue Lied kommt gut an.

Yeni şarkı çok beğenildi.

((an+3)) / ((in+3)) bir yere varmak Tren istasyona varıyor.

((auf+4)) bir şeye bağlı olmak Bu senin kararına bağlı.

((bei+3)) biri tarafından (iyi/kötü) karşılanmak Esprisi misafirler tarafından iyi karşılandı.

Eş anlamlılar: eintreffen, gelangen; Zıt anlamlılar: abfahren, verlassen

'an-' (temas, varış) öneki ve 'kommen' (gelmek) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla bir yere 'gelmek'.

Bir yere 'geldiğinizi' ('an' + 'kommen') hayal edin. 'es kommt darauf an' ifadesi, sonucun belirli bir koşula 'bağlı olduğunu' belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.