belasten
Çeviri
yüklemek, ağır gelmek, borçlandırmak, suçlamak
Örnekler
Die Arbeit belastet ihn sehr.
İş ona çok ağır geliyor.
Wir sollten die Umwelt nicht belasten.
Çevreyi kirletmemeliyiz.
Sein Konto wurde mit 100 Euro belastet.
Hesabından 100 avro çekildi.
Die Aussage belastet den Angeklagten.
İfade, sanığı suçluyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n/et4)) birine/bir şeye ağır gelmek İş ona çok ağır geliyor.
((j-n/et4)) ((mit+3)) birine/bir şeye bir şey yüklemek Ailesine sorunlarıyla yük oluyor.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'be-' öneki ve 'Last' (yük) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla bir şeye veya birine 'yük yüklemek' demektir.
Hafıza İpuçları
'Lastwagen' (kamyon) kelimesindeki 'Last' (yük) kelimesini düşünün. 'Belasten' bu yükü bir şeye yükleme eylemidir.