Verb

verfallen

çürümek, harabeye dönmek, süresi dolmak, tutulmak

Die alte Burg ist leider verfallen.

Eski kale ne yazık ki harabeye döndü.

Mein Gutschein ist gestern verfallen.

Kuponum dün sona erdi.

Er ist dieser Frau rettungslos verfallen.

Bu kadına umutsuzca tutulmuş.

verfallen (sein) çürümek, süresi dolmak Eski ev harabeye döndü.

((j-m)) verfallen (sein) birine tutulmak Ona tamamen tutulmuş.

in ((et4)) verfallen bir duruma düşmek Paniğe kapıldı.

zerfallen (parçalanmak), ablaufen (süresi dolmak)

'ver-' (yanlış giden bir şeyi belirten önek) + 'fallen' (düşmek). 'Kötü bir duruma düşmek' anlamına gelir.

Bir binanın harabeye 'düştüğünü' ('fallen') veya bir biletin geçerlilik tarihini 'aştığını' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.