Verb

übersäen

serpmek, kaplamak

Der Himmel war mit Sternen übersät.

Gökyüzü yıldızlarla doluydu.

Sie übersäte das Bett mit Rosenblättern.

Yatağı gül yapraklarıyla kapladı.

((et4)) ((mit+3)) bir şeyi bir şeyle kaplamak Masayı çiçeklerle kapladı.

((passiv)) mit et3 übersät sein bir şeyle kaplı olmak Yer yapraklarla kaplıydı.

Eş anlamlılar: bestreuen, bedecken

'über' (üzerine) + 'säen' (ekmek, tohum serpmek). Kelimenin tam anlamıyla, bir yüzeyin her yerine tohum serpmek gibi 'üzerine ekmek'.

Bir çiftçinin tarlanın 'üzerine' 'tohum ekmesini' hayal edin. Bu imge, gökyüzündeki yıldızlar veya bir yüzdeki çiller için şiirsel olarak kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.