Verb

ab|fangen

yolunu kesmek, yakalamak, durdurmak, sönümlemek

Die Polizei konnte den Brief abfangen.

Polis mektubu ele geçirebildi.

Der Torwart fing den Ball geschickt ab.

Kaleci topu ustaca yakaladı.

Die Stoßdämpfer fangen die Stöße ab.

Amortisörler darbeleri emer.

((et4/j-n)) bir şeyi/birini yakalamak, yolunu kesmek Polis casusu yakalayabildi.

auffangen (yakalamak), aufhalten (durdurmak); Zıt anlamlılar: durchlassen (geçmesine izin vermek)

'ab-' (uzak, ayırma) öneki ve 'fangen' (yakalamak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yolundan saptırarak yakalamak' demektir.

Bir casusun gizli bir mesajı hedefe ulaşmadan 'abfangen' (yolunu kestiğini) hayal edin; yani onu 'ab-' (uzaklaştırarak) 'fangen' (yakalıyor).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.