Adjektiv

scharf

keskin, acı, net

Das Messer ist sehr scharf.

Bıçak çok keskin.

Die Suppe ist mir zu scharf.

Çorba bana göre çok acı.

Sie hat einen scharfen Verstand.

Onun keskin bir zekası var.

Das Foto ist nicht scharf.

Fotoğraf net değil.

((Sıfat)) + ((İsim)) keskin, acı (...) Vorsicht, das ist ein scharfes Messer.

((Özne)) + olmak + ((Sıfat)) (...) acıdır, keskindir Das Essen ist sehr scharf.

Eş anlamlılar: spitz, würzig, deutlich; Zıt anlamlılar: stumpf, mild, unscharf

Eski Yüksek Almanca 'scarf' kelimesinden gelir, 'kazımak' veya 'kesmek' ile ilgilidir.

Bir 'şef'in 'scharf' (keskin) bir bıçakla 'scharf' (acı) biberleri kestiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.