Nomen

die Angemessenheit

uygunluk, yerindelik, makullük

Die Angemessenheit der Maßnahme wird diskutiert.

Önlemin uygunluğu tartışılıyor.

Es geht um die Angemessenheit des Preises.

Konu, fiyatın makul olması.

((bir şeyin)) uygunluğu Die Angemessenheit der Strafe wurde bezweifelt.

Eş anlamlılar: Adäquatheit, Eignung; Zıt anlamlılar: Unangemessenheit

'angemessen' (uygun) sıfatından '-heit' (-lik, -lık) isim yapım ekiyle türetilmiştir. 'angemessen' ise 'an' (ona göre) + 'messen' (ölçmek) kelimelerinden gelir.

Bir şeyi bir standarda 'göre ölçmek' (an + messen) olarak düşünün. '-heit' eki bu eylemi 'uygunluk' kalitesine dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.