der Anhaltspunkt
Çeviri
ipucu, dayanak noktası, delil
Örnekler
Die Polizei hat keine Anhaltspunkte.
Polisin hiç ipucu yok.
Das gibt uns einen ersten Anhaltspunkt.
Bu bize ilk ipucunu veriyor.
Gibt es Anhaltspunkte für seine Schuld?
Onun suçlu olduğuna dair bir delil var mı?
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) için ((Anhaltspunkte)) olmak bir şey için ipuçları olmak Cinayet için hiç Anhaltspunkte yok.
((j-m)) ((bir Anhaltspunkt)) vermek birine bir ipucu vermek Bana bir Anhaltspunkt verebilir misin?
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'an' (üzerinde) + 'Halt' (tutunma) + 'Punkt' (nokta). Kelimenin tam anlamıyla 'tutunma noktası', yani bir ipucu veya başlangıç noktası.
Hafıza İpuçları
Bir şeye 'tutunmak için bir nokta' (Anhaltspunkt) aradığınızı düşünün. Bu nokta sizin 'ipucunuzdur'.