Verb

auf|bürden

yüklemek, sırtına yüklemek

Ich will dir diese Verantwortung nicht aufbürden.

Bu sorumluluğu sana yüklemek istemiyorum.

Er bürdete seinem Freund eine schwere Aufgabe auf.

Arkadaşına zor bir görev yükledi.

((birine)) ((bir şeyi)) aufbürden birine bir şeyi yüklemek Ona bütün işi yükledi.

Eş anlamlılar: yüklemek, zorla kabul ettirmek; Zıt anlamlılar: hafifletmek, yükünü almak

'auf-' (üzerine) + 'Bürde' (yük) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birinin üzerine yük koymak'.

Birinin omuzlarına bir 'Bürde' (yük) 'auf' (üzerine) yığdığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.