auf|stellen
Çeviri
kurmak, dikmek, oluşturmak, aday göstermek
Örnekler
Wir müssen das Zelt aufstellen.
Çadırı kurmamız gerekiyor.
Sie stellte eine neue Regel auf.
Yeni bir kural koydu.
Die Partei will einen Kandidaten aufstellen.
Parti bir aday göstermek istiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi kurmak, dikmek Bir anıt dikecekler.
((j-n)) birini aday göstermek Komite yeni bir aday gösterecek.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: errichten, montieren; Zıt anlamlılar: abbauen, umwerfen
Etimoloji
'auf' (yukarı, üzerine) ve 'stellen' (koymak, dikmek) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yukarı dikmek'.
Hafıza İpuçları
Bir çadırı ayakta duracak ('stellen') şekilde yukarı ('auf') kurduğunuzu hayal edin.