Adjektiv

beeinträchtigt

zarar görmüş, bozulmuş, engellenmiş

Sein Sehvermögen ist stark beeinträchtigt.

Görme yeteneği ciddi şekilde bozulmuş.

Er fühlt sich durch den Lärm beeinträchtigt.

Gürültüden rahatsız olduğunu hissediyor.

((durch+4)) bozulmuş olmak ... yüzünden bozulmak Görüş sis yüzünden bozulmuş.

Synonyms: gestört, behindert, geschädigt; Antonyms: gefördert, unterstützt

'be-' ön eki ve aslen 'anlaşmazlığa neden olmak' anlamına gelen 'einträchtigen' fiilinden gelir. Bir işlevi veya hakkı 'zedeleme' anlamı taşır.

Bir şeyin bir sürece 'dahil olup' ('ein-') onu olumsuz 'etkilemesi' ('be-') ve işleyişini bozması olarak düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.