Adjektiv

begrenzt

sınırlı, kısıtlı

Die Zeit ist begrenzt.

Zaman sınırlıdır.

Die Teilnehmerzahl ist auf 20 begrenzt.

Katılımcı sayısı 20 ile sınırlıdır.

((Özne)) sein begrenzt yüklem olarak: 'sınırlı olmak' İmkanlar sınırlıdır.

begrenzt + ((İsim)) sıfat olarak: 'sınırlı ...' Sadece sınırlı imkanlarımız var.

auf+4 begrenzt sein '... ile sınırlı olmak' Katılımcı sayısı 50 kişi ile sınırlıdır.

Eş anlamlılar: limitiert, beschränkt; Zıt anlamlılar: unbegrenzt, grenzenlos

'die Grenze' (sınır) isminden türemiştir. 'be-' öneki onu fiil yapar ve '-t' geçmiş zaman ortacı ekidir. Kelimenin tam anlamıyla 'sınırlandırılmış' demektir.

'begrenzt' kelimesinin içinde 'Grenze' (sınır) kelimesini arayın. Bir şeyin sınırı varsa, o sınırlıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.