Nomen

die Benachteiligung

dezavantaj, ayrımcılık, mağduriyet, haksızlık

Sie kämpft gegen soziale Benachteiligung.

Sosyal dezavantajlara karşı savaşıyor.

Benachteiligungen am Arbeitsplatz sind verboten.

İşyerindeki dezavantajlar yasaktır.

Benachteiligung ((von+3)) birinin/bir şeyin dezavantajı Azınlıkların dezavantajı bir sorundur.

Benachteiligung ((durch+4)) bir şey yoluyla dezavantaj Yaş nedeniyle dezavantaj yasa dışıdır.

Diskriminierung (ayrımcılık), Ungerechtigkeit (adaletsizlik); Zıt anlamlılar: Bevorzugung (iltimas)

be- (ön ek) + Nacht (gece) + Teil (kısım) + -ung (ek) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'gece kısmını almak', yani daha kötü olanı almak demektir.

'Nacht' (gece) kelimesini karanlık, kötü bir durum olarak düşünün. 'Benachteiligung' bu kötü duruma düşürülmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.