durchlaufen
Çeviri
geçmek, katetmek, tamamlamak, yaşamak
Örnekler
Der Fluss durchläuft die ganze Stadt.
Nehir bütün şehri kat ediyor.
Sie hat eine schwere Zeit durchlaufen.
Zor bir dönemden geçti.
Jeder Bewerber muss einen Test durchlaufen.
Her başvuru sahibi bir testten geçmek zorundadır.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) geçmek/yaşamak Nehir bütün şehri kat ediyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: geçmek, tamamlamak, yaşamak
Etimoloji
'durch' (içinden) ve 'laufen' (koşmak) kelimelerinden oluşur. Ayrılamayan bir fiildir, vurgu 'laufen' üzerindedir.
Hafıza İpuçları
Bir tünelin 'içinden koşarak geçmeyi' veya bir eğitim programını baştan sona 'geçmeyi' düşünün.