ein|blenden
Çeviri
göstermek, ekrana getirmek, belirtmek
Örnekler
Der Titel wurde am Anfang eingeblendet.
Başlık başlangıçta gösterildi.
Der eingeblendete Text war gut lesbar.
Görüntülenen metin kolayca okunabiliyordu.
Man kann Untertitel einblenden.
Altyazıları gösterebilirsiniz.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) einblenden göstermek, ekrana getirmek Kanal haberleri ekrana getiriyor. Der Sender blendet die Nachrichten ein.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: göstermek, eklemek, yansıtmak; Zıt anlamlılar: ausblenden
Etimoloji
`ein-` (içine) ön eki ve `blenden` (göstermek, göz kamaştırmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, bir resmin veya ekranın 'içine göstermek' demektir.
Hafıza İpuçları
Bir sunumda bir metnin ekranın 'içine' (`ein-`) yansıtıldığını (`blenden`) hayal edin.