Verb

bewahren

korumak, muhafaza etmek, saklamak

Wir müssen die Natur bewahren.

Doğayı korumalıyız.

Er bewahrte auch in der Krise die Ruhe.

Krizde bile sakinliğini korudu.

Das Schloss bewahrt viele alte Schätze.

Şato birçok eski hazineyi muhafaza ediyor.

((et4)) bir şeyi korumak Doğayı korumalıyız.

((j-n/et4)) ((vor+3)) birini/bir şeyi bir şeyden korumak Onu düşmekten korudu.

Eş anlamlılar: erhalten (sürdürmek), schützen (korumak); Zıt anlamlı: zerstören (yok etmek)

'be-' öneki + 'wahren' (korumak, saklamak). 'wahr' aynı zamanda 'doğru, gerçek' anlamına gelir, bu nedenle 'bir şeyi gerçek halinde tutmak' gibi bir anlamı vardır.

Bir şeyi 'wahr' (gerçek) halinde tuttuğunuzu düşünün. Onu 'muhafaza ediyorsunuz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.