Adjektiv

erschwert

ağırlaştırılmış, zorlaştırılmış

Schlechte Sicht erschwert die Rettungsarbeiten.

Kötü görüş kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.

Er leidet unter erschwerter Atmung.

Nefes darlığı çekiyor.

((et4)) ((durch et4)) bir şeyi bir şeyle zorlaştırmak Der Sturm erschwert die Reise.

Eş anlamlılar: kompliziert, verkompliziert; Zıt anlamlılar: erleichtert, vereinfacht

'er-' (durum değişikliği bildiren ön ek) + 'schwer' (ağır, zor). Kelimenin tam anlamıyla 'ağırlaştırmak/zorlaştırmak'.

Bir göreve onu daha zor hale getirmek için ağırlık ('schwer') eklediğinizi düşünün. 'er-' ön eki, onu bu hale 'getirme' sürecini gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.