Adjektiv

gereizt

sinirli, gergin, tahriş olmuş

Er reagierte sehr gereizt.

Çok sinirli tepki verdi.

Seine Haut ist vom Sonnenbrand gereizt.

Cildi güneş yanığından tahriş olmuş.

Die gereizte Stimmung war spürbar.

Gergin atmosfer hissediliyordu.

gereizt sein/wirken sinirli olmak/görünmek O bugün çok sinirli görünüyor.

auf ((et4)) gereizt reagieren bir şeye sinirli tepki vermek Eleştiriye sık sık sinirli tepki verir.

Eş anlamlılar: verärgert, genervt, irritiert; Zıt anlamlılar: ruhig, gelassen, entspannt

Geçmiş zaman ortacı ön eki ge- + reizen (tahriş etmek/uyarmak) + son ek -t. 'Reiz' kökü uyaran veya cazibe anlamına gelir.

Çok fazla 'Reiz' (uyaran) olduğunda insan 'gereizt' (sinirli) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.