Verb

gleiten

kaymak, süzülmek

Der Vogel gleitet durch die Luft.

Kuş havada süzülüyor.

Das Auto gleitet auf dem Eis.

Araba buzda kayıyor.

Sein Blick gleitet über die Menge.

Bakışları kalabalığın üzerinde geziniyor.

((Özne)) gleitet ((içinden+4)) ... içinden süzülmek Der Vogel gleitet durch die Luft.

((Özne)) gleitet ((üzerinde+3)) ... üzerinde kaymak Das Auto gleitet auf dem Eis.

((Özne)) gleitet ((üzerinden+4)) ... üzerinden gezinmek Sein Blick gleitet über die Menge.

Eş anlamlılar: rutschen (kaymak), schweben (süzülmek); Zıt anlamlılar: stoppen (durmak), haften (yapışmak)

İngilizce 'glide' kelimesiyle aynı kökten gelir.

Buz patencisinin buz üzerinde zarifçe 'kaydığını' veya bir kuşun havada 'süzüldüğünü' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.