Verb

kriegen

almak, elde etmek, (hastalığa) yakalanmak

Er kriegt ein neues Fahrrad.

Yeni bir bisiklet alıyor.

Sie kriegt oft Kopfschmerzen.

Sık sık başı ağrır.

Was kriegt er für seine Arbeit?

İşi için ne alıyor?

((biri)) ((bir şeyi)) almak O bir hediye alıyor. Er kriegt ein Geschenk.

((biri)) ((bir şeyi)) ((birinden)) almak O, ondan bir mektup alıyor. Sie kriegt einen Brief von ihm.

Eş anlamlılar: bekommen, erhalten (daha resmi); Zıt anlamlılar: geben (vermek)

Orta Yüksek Almanca'da 'çabalamak, savaşmak' anlamına gelen 'kriegen' kelimesinden türemiş, zamanla 'çaba ile elde etmek' ve sonra sadece 'almak' anlamına gelmiştir.

'bekommen' için yaygın, gayriresmi bir alternatiftir. Günlük konuşmada kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.