maßgeblich
Çeviri
belirleyici, önemli, ilgili, yetkili
Örnekler
Sein Beitrag war maßgeblich für den Erfolg.
Onun katkısı başarı için belirleyiciydi.
Die maßgeblichen Personen wurden informiert.
İlgili kişiler bilgilendirildi.
Dilbilgisi Kalıpları
((für et4)) maßgeblich sein ... için belirleyici olmak Onun etkisi proje için belirleyiciydi.
Benzer Kelimeler
belirleyici (entscheidend), önemli (wichtig); Zıt anlamlılar: önemsiz (unerheblich)
Etimoloji
'Maß' (ölçü) ve 'geben' (vermek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'ölçü veren', yani standardı belirleyen.
Hafıza İpuçları
Bir duruma 'ölçü veren' (das Maß geben) ve onu belirleyici faktör yapan bir şeyi düşünün.