Verb

merken

fark etmek, anlamak, aklında tutmak, ezberlemek

Er merkt, dass etwas nicht stimmt.

Bir şeylerin yanlış olduğunu fark ediyor.

Sie merkt sich die Telefonnummer.

Telefon numarasını ezberliyor.

Man merkt den Unterschied sofort.

Fark hemen anlaşılıyor.

((bir şeyi)) fark etmek Man merkt den Unterschied sofort.

((... olduğunu)) anlamak Er merkt, dass etwas nicht stimmt.

((bir şeyi)) aklında tutmak (dönüşlü) Sie merkt sich die Telefonnummer.

bemerken, feststellen, erkennen; Zıt anlamlılar: vergessen, übersehen

Eski Yüksek Almanca 'merkēn' (işaretlemek, gözlemlemek) kelimesinden gelir. İngilizce 'mark' kelimesiyle ilgilidir.

Bir şeyi hatırlamak veya fark etmek için zihninizde 'işaretlediğinizi' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.