schärfen
Çeviri
bilemek, keskinleştirmek
Örnekler
Ich muss das Messer schärfen.
Bıçağı bilemem gerekiyor.
Er will seine Sinne schärfen.
Duyularını keskinleştirmek istiyor.
Die Kamera schärft das Bild automatisch.
Kamera görüntüyü otomatik olarak netleştirir.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) bilemek Kalemi sivriltiyor.
((duyularını/bakışını)) keskinleştirmek Seyahat etmek, diğer kültürlere bakışı keskinleştirebilir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: schleifen (taşlamak), wetzen (bilemek); Zıt anlamlılar: abstumpfen (köreltmek)
Etimoloji
'scharf' (keskin) sıfatından türemiştir. '-en' eki onu 'keskinleştirmek' anlamına gelen bir fiil yapar.
Hafıza İpuçları
Doğrudan 'scharf' (keskin) ile bağlayın. 'schärfen' bir şeyi 'scharf' yapmaktır.