Verb

kassieren

tahsil etmek, para toplamak, almak (olumsuz), el koymak

Der Kellner kassiert am Tisch.

Garson masada hesabı alıyor.

Die Mannschaft hat ein Tor kassiert.

Takım bir gol yedi.

Die Polizei kassierte seinen Führerschein.

Polis onun ehliyetine el koydu.

((et4)) tahsil etmek Kondüktör biletleri topluyor. Der Schaffner kassiert die Fahrkarten.

((bei j-m)) (~den) para almak Garson müşterilerden hesabı alıyor. Der Kellner kassiert bei den Gästen.

((et4)) (olumsuz bir şey) almak Takım bir yenilgi aldı. Die Mannschaft hat eine Niederlage kassiert.

tahsil etmek, almak; Zıt anlamlılar: bezahlen (ödemek), ausgeben (harcamak)

Latince 'capsa' (kutu) kelimesinden gelen 'die Kasse' (kasa) kelimesinden türemiştir.

'Kasse'deki (kasadaki) 'Kassierer'in (kasiyerin) parayı 'kassieren' (tahsil ettiğini) düşünün. Aynı zamanda olumsuz bir şey almak anlamına da gelebilir, örneğin gol yemek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.