Verb

locken

cezbetmek, ayartmak, çekmek, (saçı) kıvırmak

Das Sonderangebot soll Kunden locken.

Özel teklif müşterileri cezbetmek içindir.

Sie lockt sich jeden Morgen die Haare.

Her sabah saçını kıvırır.

Er versuchte, die Katze vom Baum zu locken.

Kediyi ağaçtan aşağı indirmeye çalıştı.

((j-n/et4)) ((mit et3)) (birini/bir şeyi) (bir şeyle) cezbetmek Köpeği bir bisküvi ile cezbetti.

((sich3)) ((et4)) (kendi bir şeyini) kıvırmak Saçını kıvırıyor.

Synonyms: cezbetmek, ayartmak, kıvırmak; Antonyms: itmek, caydırmak, düzleştirmek

Eski Yüksek Almanca 'lockon' kelimesinden gelir. Bir anlamı 'die Locke' (saç lülesi) ile, diğeri ise cezbetmek ile ilgilidir.

Birinin dikkatini 'kilitlemeyi' (cezbetmek) veya saçta 'bukleler' (lüleler) yapmayı (kıvırmak) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.